Mehmet Emin Tokadi Hz.
3.070 Kez Okundu

Mehmet Emin Tokadi Hazretleri Ramazan geldi, türbe ziyaretleri başladı bir çok insan sürekli olarak bilindik yerleri ziyaret etmektedir. Büyüklerin Evliyaların Türbeleri hep kuytu yerlerde, bu sabah 7 de çıktım yola ilk durağım Mehmet Emin Tokadi Hz. oldu, türbesini bilmiyordum çokta kuytu bir yerde işin garip tarafı da ne biliyor musunuz? Daha önce defalarca oradalardan geçmiş olmam…

Un Kapanının karşısında zeyrek hane diye bir yer var, oraya çok yakın türbesi, gitmek isteyenler olur ise un kapanının karşısına geçsin, yukarıya doğru çıkarken sahil ve yukarıdaki surların tam ortasında kalan bir sokakta ufak bir tabela var, oraya kadar gidip sorduğunuz zaman bulabilirsiniz. Unutmadan şunu hatırlatayım, Mehmet Emin Tokadi Hz. İstanbul’un en büyük 3 evliyasından bir tanesidir. Sizler için türbenin resmini çektim ve Türbenin demirlerinde yazılı olan yazıyı üşenmeden yazdım…

İşte O Yazı

O evliyalar bahçesinin her yaprağında ayrı güzellikler bulunan yüz yapraklı güldür.
O hidayet yolunun rehberi, o evliyaların hocasıdır. İstanbul’da ashab-ı kiram’dan sonra mefdun bulunan üç büyük evliyalardan biridir. 1664 Senesinde Tokat’ta doğmuştur ve 83 yaşındayken 1745 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

Mekke’de İmam-ı Rabbani Hazretleri‘nin oğlunun talebesine (Ahmet Yekdes Cüryani Hz.) talebe olmuştur.
3 Sene sonunda hocası artık İstanbul’a gitmesini istemiştir. Kendisinden son bir arzusunun olup olmadığını sormuştur. Mehmed Emin Tokadi Hz.’de hocasından dua istemiştir.

”Benim vefatımdan sonra kabrime gelip bir fatiha okuyanın vücudu cehennem ateşinde yanmasın.”

Bu istek karşısında hocası kendisine şunları söyledi: ”Vasiyet etki vefatından sonra kabrini kolay bulunacak bir yere yapmasınlar. Virane bir yere defnetsinler. Kimse bilmesin. Ancak, nasibi olanlar gelip bulsun, dua etsinler. Yine bir süre Eyüp Sultan’da, Ebu Halid Bin Zeyd Eyyüb El Ensari Hazretleri’nin türbesinde türbedarlık yaptı. Bundan sonra kendisine Ravza-i Mutahhare’de Rasulüllah Efendimizin türbesinde türbedarlık verildi. Bu göreve geltirildiğinde, kavuştuğu nimete şükrederek: ”İki cihan sultanının türbesinde bekçi ve hizmetçi oldun. Onun yüksek kapısının süpürgecisini, Mevla mahrum eylemez, zarar uğratmaz. Cihanın sultanı olan Rasulüllah Efendimiz’in kapısında zahiren ve batınen hizmetçi olmakla şereflendin” manasında bir şiir söyledi.

Bir defa kabe’de Rukn-i Yemani’de yaslanmış halde iken,
Bir kere Mısır’da ve bir kere de İstanbul’da fatih camii civarında Hızır Aleyhisselam ile görülmüştür.

Zamanın fen ilmine sahipti, İbadetini çok gizli yapardı. Ziyaretine gelen insanların müşküllerini daha onlar söylemeen cevaplar ve çözerdi. Sohbetlerinde herkesin anlayış ve sevgisine göre konuşurdu…

 

Ben bu bahçe de yüz yapraklı bir gül, Her gün adımı anar, yüzlerce bül, bül… [Ufuk Karaca]

Haritada Göster


Ekleyen;



Anahtar Kelimeler:, , , .

Yorumlar

Yorum Yok

Yorum Ekle

* işaretli lanları doldurmak zorunludur.

İsim *

E-Mail *

Siteniz